sözüm özümde, özüm derinde

Taze çimen, yağmurun yeni kavuştuğu toprağı ve onun ambere çalan mis kokusu arasında soluklanmak ne güzel bir tecrübe. Saçlarımın içinde cirit atan serin rüzgarın eşliğinde, o çok sevdiğim taşlı yolların üzerinde doruğa çıkmak. Ardından, bize bahşedildiğinden mütevellit, çokça kendimi şanslı hissettiğim sıcacık odam. Ve tabi ki olmasını gayretle istediğim ve bu sefer in-cin çift kale maç mertebesinde yakaladığım sessizlik.

Tüm bunların arasından bunlarla beraber çıkıyorum taka tuka taş merdivenlerden odama. Kapıya gelmeden birkaç adım önce, kafamı çeviriyorum yapını azizliğine. Her filmde yakalayamadığım yakalayamayacağım güzel bir kare tadında. Sonra yine aynı lezzetle indirip giriyorum içeri. Her zaman olmuyor böyle: çimen kokusu, çiseleyen yağmur ve düşen damlayla rüzgarın sesini duyuracak beceride sessizlik.

Beni buraya bağlaya o eşsiz güzelliklerden birkaçı bunlar. Oysa alışma ve bunları fark edebilme sürem epey zaman aldı. Durumun vahametinden ve o mücadeleden yenik düşmemin verdiği düşünüşten olsa gerek.

Burası güzel yer. Ne çarpışmalar yapılmış buralar için zamanında. Dedelerimiz (ruhları nurla dolsun) işlerinin eriymişler. İyi yerlerde konaklamışlar hep. Bunlardan sadece biri Beçi Yörükler… Kökenim olduğunu bildiğim yörükler. Ta Asya’dan göçe göçe gel Anadolu’ya. (ya da yabancı adıyla Anatolia)

Burasını değerli kılanlardan biri de bir eğitim kurumunun hemen ara bahçesi oluvermesi. Bir şey hakkında çok kolay bilgilendirme yapılabilir, çok kolay bilirkişi ya da en azından ilgilenir kişi bulunabilir, aslında.

Her tonda insan var doğrusu. Hepsinin kilidini açan tek şey güler yüz, hoşgörü. Kimi önceden ‘nin yerini gösteremezken haritada, kimi ‘yi şehirden saymıyor; neye hükmettiyse.

Burada en zor günler sanıldığının aksine sınav zamanları ya da sıcak zamanlar değil, yakında geldiğin ve yakında gideceğin zamanlar. Gidergelir olursun yollarda, nereye aitsin şaşırıverirsin. Ama düşürebiliyorsan jetonu bilirsin: sen ilmin yolcususun, yerin yurdun yoktur senin. Şimdiye kadar yurdun babanın evidir de, sonraki biraz meçhuldür işte. Düşündün mü her yer senin, vizeyle değil ya. Evi özlemek… Güzel şey. Uzun ve eşsiz yazışmalara çok konu ve kurgu çıkartıyor bu özlem, içerden.

Ne mutlu değer bilene, sevebilene…

26/4/9 20:24

Caner Güral

learning enthusiast. e-learning designer. result-oriented. 27.